Yasta, İsyanda, Ayaktayız..

Yasta, İsyanda, Ayaktayız..
Tacize, Tecavüze Uğramak İstemiyoruz! Vahşice Öldürülmek İstemiyoruz! Anamız Bizi Sizin İçin Doğurmadı!!!

8 Şubat 2013 Cuma

En Önemlisi Konuşabilmek..

Cuma günleri okumadan geçemediğim yazar Mustafa Ulusoy'un bu hafta ki yazısını çok beğendim ve sizlerle de paylaşmak istedim.. Dilerim uzunluğuna bakmadan okur ve keyif alırsınız..
.
Sabah erkenden kalkıp oğlunu emzirdi, altını temizledi.. Üç yaşındaki kızını hafif yollu doyurdu.. Salona geçip perdeleri açtı, pencereden giren taze günle doldurdu evin içini.. Hafta içi işten hep geç gelmiş kocasıyla şöyle ağız tadıyla bir kahvaltı yapmak, günü birlikte geçirmekti hevesi.. Aile hayatının bir pazar günü kaldı.. Mutluluklar, sohbetler, birlikte olmalar pazar günlerine biriktiriliyor.. Yaşanmayan hayat pazarları yaşanacak.. İki yumurtayı birbirine vururken kırılan yumurta kabuğu değil sanki kalbi.. Bu kaçıncı seslenişi kocasına.. Her seslenişte kocası yorganı daha çok çekiyor başının üzerine.. Her sesleniş balyoz gibi iniyor beynine.. Adam içinden söyleniyor.. Bir pazar günüm var dinlenecek.. Her gün sabahın köründe işe gidiyorum, çalışıyorum çabalıyorum çoluk çocuğum için.. Bir gün de benim dinlenmeye hakkım olsun.. Şöyle ağız tadıyla kendimi yaya yaya uyumak, miskin miskin gazete okumak istiyorum..
Kadın, dün akşam, iş dönüşü marketten aldığı üç çeşit peyniri diziyor masaya.. Markette peynirleri alırken bunu hayal etmemişti.. Kocasını kahvaltıya çağırmak için defalarca seslenmesi gerekeceğini hayal etmemişti.. Hayalleri toz pembeydi.. Yemek bahane, uzun uzun sohbet edeceklerdi kocasıyla.. İşten güçten oradan buradan konuşacaklar, iki lafın belini kıracaklardı..
Adama her seslenişinde biraz daha gömülüyor yatağa..
Gecenin üçünde yatan biri sabahın köründe nasıl olacak da kalkacaksa?
Kadın çayları dolduruyor.. İki bardaktan biri doldurduğu gibi öylece duruyor.. Çocuklardan küçük olan hala uyuyor.. Ağzına bir şeyler atıyor, üç yaşındaki kızına bir şeyler yediriyor.. Lokmalar boğazından aşağı inmiyor.. Paşa kocası on birde nihayet teşrif ediyor aile hayatına.. Elini yüzünü bile yıkamadan kendini masada buluyor.. Karısının sert bakışlarını nihayet çözüyor.. Zor bela kalkıp banyoya yöneliyor.. Adama masaya kuruluyor yeniden.. Beyni uyuşmuş gibi.. Bu kadar uyumaya rağmen taş taşımış kadar yorgunluğuna şaşırıp kalıyor.. Ters zamanda uyumaktan sulanmış beyin hücreleri tahammülünü sıfırlıyor.. İçi sinir küpü, sağa sola çatmak için bahane arıyor.. Bahane tam önünde duruyor.. Bu çay niye soğuk? diye bağırıyor.. Sence? diye kaşılık veriyor karısı.. Sence?

Ya da..

Adam erkenden yatmış.. Güneş doğmadan çoktan ayakta.. Kainatla birlikte dergah-ı İlahiye'ye el açıp mutlak varlığa bağlılığını yenilemiş eşiyle.. Perdeleri açıyor, gün tüm aydınlığıyla evin içine doluyor.. Melekler bu iki hayat arkadaşını selamlıyor.. Her ikisinin de kalbi huzurla çarpıyor.. Adam, oğlanı sen hazırla kızı da ben giydiririm diyor.. Evin hapishaneyi andıran duvarlarından kainatın uçsuz bucaksız, duvarsız genişliğini temaşa edecekler.. Sahilin kenarındalar.. Adam oğlanı pusete yerleştiriyor, kız annesinin elini tutarak paytak paytak yürüyor.. Denizden gelen esinti ciğerlerini değil sadece yürüklerini de dolduruyor.. Kainatı selamlıyorlar hep birlikte.. Kız annesinin elinden kurtulmayı başarıp, bir bankın altında miskin miskin uzanan kediye doğru koşuyor.. Eve dönerlerken, taze simitlerini kocaman sepetinden çıkarıp tezgahına dizen simitçiden iki simit alıyorlar.. Aldıkları simit değil, muhabbet.. eve vardıklarında, hepsinin bedeninde zindelik kol geziyor.. Kadın mutfağa koşturuyor, dünden aldığı üç çeşit peyniri masaya diziyor sevinçle.. Çayı demliyor.. İki yumurtayı kırarken kabuğunun altından çıkan mucizeye bir kez daha hayret ediyor.. Adam kızına kitap okuyor, karısı sesleniyor, kahvaltı hazır.. Bir masanın etrafına diziliyorlar, kahvaltı bahane, muhabbet ediyorlar.. Kainat muhabbetle yoğrulmadı mı? Kadın kocasının dördüncü çayını dolduruyor, bardağa doldurduğu çay değil aslında, muhabbet..
.
Cuması Aşk olanın, Aşkı baki olsun.. Hayırlı Cumalar..

8 yorum:

Hamide... dedi ki...

Allah ikinci senaryoyu yaşatacak insanlar çıkarsın canım karşımıza... mutlu hayırlı cumalar bebeğim...

Gurme Şirine dedi ki...

hayırlı cumalar canım...
çok güzel bir paylaşım ....

BOŞNAK KIZI dedi ki...

çok güzel canım yaa gözlerim doldu okurken

Sevimli Mutlu Huzurlu dedi ki...

Zevkle okudum canım ya gerçektenn. .
Allah gönlümüzdeki muhabbeti hiç koparmasınn . .

İki Şehir Bir Meryem dedi ki...

Off hep kortuğum evlilik hayatlarından biridir bu anlattığın. Ne çok var çevremizde böyle evliliklerden. Allah bizlere ikinci örnekten olmayı nasip eder inşallah..

♥pemb€sinti♥ dedi ki...

Hamide... İnşAllah balımm..

Gurme Şirine... Teşekkür ederim canım..

BOŞNAK KIZI... Bende çok etkilenerek okudum canım..

Sevimli Mutlu Huzurlu... Âminn canımm..

İki Şehir Bir Meryem... İnşAllah canım..

abherî dedi ki...

Çok manidar bir yazı, paylaştığınız için müteşekkirim..
Sevgilerimle..

♥pemb€sinti♥ dedi ki...

abherî... Çok teşekkür ederim..