.
Bu sabah da rutin sabahlarım gibi başladı.. Uyandım, yatağımı topladım, akşamdan yıkadığım bulaşıkları düzenledim, eve çeki düzen verdim.. Mutfaktaki çöpü merdivene çıkardım, giderken elime alıp arka sokaktaki varile atarım hep.. Haftada 2-3 gün elektrikli süpürge ile evi süpürür, süpürme işlemi yapmadığım günlerde de tuvaleti, lavaboyu yıkarım.. Neyse işler bitti hazırlandım, baktım daha 10 dakikam var biraz kitap okuyayım dedim.. Ve zaman dolunca çıktım evden.. Tam arka sokaktaki varilin oraya geldim, baktım ellerim boş çöpü merdivende unutmuşum :/ üzüldüm ama nasıl olsa bugün cumartesi kardeşim evde o halleder deyip kendimi rahatlattım ve durağa yürümeye devam ettim.. Her şey her zaman ki gibiydi.. Yaşlı amca durağa geldi, karşı tarafta servis bekleyen işçiler servise bindi, önceden çok kilolu olan şimdilerde tığa dönüşen kız önümdem geçti, kırmızı unolu komşuda işe doğru gitti.. Bütün bunlardan sonra benim otobüs gelir, biner ve işe doğru yol alırdım.. Ama bugün böyle olmadı, otobüs gelmesine kadar olan kısım aynen oldu ama otobüs gelmedi, gelmedi.. Tam 15 dakika bekletti bugün beni.. Uzaktan geldiğini gördüğümde hemen kaldırımın yola yakın kenarına geçtim, otobüs durdu tam bineceğim sırada başımda bir ıslaklık hissettim.. Elimi bir attım kahverengi bir sıvı, otobüse bindim, oturdum, peçeti ile başımı tekrar yokladım peçete kahverengi oldu.. Amanın dedim kafama kuş mıçmış olamazzz.. Bir kaç peçete denemesi daha yaptım, her seferinde de peçete ıslandı, deposunu doldurmuş kafama boşaltmış! Arka koltuğa döndüm iki bey oturuyordu, ürkek bir ses tonu ile kafamda kuş pisliği var mı dedim, ikisi de aynı anda kafalarını salladılar.. O an halimi düşünün yani.. Şimdi sözüm sevgili kuş sana.. Mıçma demiyorum ama, her şeyin de bir yakışığı var be arkadaş.. Ben orada boş boş sıkıla sıkıla 15 dakika beklerken neredeydin, o zaman mıçsaydın da otobüs gelene kadar temizleseydim olmaz mıydı? Yaratılansın, yaratandan ötürü her türlü başımın üstünde yerin var, ama bak yerin var diyorum tuvaletin değil :))
.