Dün akşam Sbr'm şehir dışına gitti, hafta sonuna kadar da yok.. Bende hafta sonuna kadar annemlerde olacağım.. Normalde zamanın nasıl hızlı geçtiğinden yakınan ben, bu geceyi sabah edemedim.. Evlendiğimizden beri, işe gitmek dışında hiç ayrılmamış, birbirimizin azası olmuştuk neredeyse.. Ve ben dünden beri acayip duygusal bir ruh halinin içerisine düşmüş durumdayım.. Kendimi telkin etmeye çalışıyorum ama beceremiyorum.. Sanki şuan kalbim yok, elim yok, kolum, bacağım, damarım, kanım yok gibi.. Boşluktayım, düşmemek için bir yeri tutmam gerek ama kimse gözlerimdeki yaşı görmesin diye tutunmak yerine ayakta sendelemeyi yeğliyorum.. Her gün saat 19 olsun da kavuşalım diye saat sayar, Sbr'me son 4 saat, son 5 saat 10 dakika, son 1 saat gibi mesajlar atar o şekilde günü bitirmeye çalışırım.. Şimdi bunu da yapamam çünkü 100 saatten fazla var ve ben bunu mesaj olarak yazarken hem ağlar, hem Sbr'mi de üzerim diye yazmayacağım.. Ama onun olmadığı bir şehirde var olmak, benim için yokluğun ta kendisi, nefes alırken boğazım düğümleniyor.. Zormuş çok zormuş..

Sensiz ben nefes alamam,
Buralarda inan hiç duramam,
Tek başıma yalnız kalamam..
Senin kokunu özlerim,
Hep yollarını gözlerim,
Götür beni gittiğin yere..
.